Geçtiğimiz aylarda, telif haklarına aykırı içerik barındırdığı gerekçesiyle Digitürk'ün Google'a dava açması ve Blogspot bloglarına erişimin engellenmesi sonucu bir çok blog yazarı mağdur olmuştu. Bunun üzerine ülke çapında ses getiren bir blogumadokunma hareketi başladı ve bir süre sonra hepimizin dört gözle beklediği blogların yeniden erişime açılması kararı alındı.
Ancak internet dünyası ve sosyal medya, dünden beri tüm internet kullanıcılarını rahatsız eden yeni bir haberle çalkalanıyor. Geçtiğimiz hafta gündemde yer alan 138 yasaklı kelime konusunun ardından şimdi de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan "İnternetin Güvenli Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar" yani, internet filtresinin 22 Ağustos 2011tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olması büyük bir hareketlenmeye yol açmış durumda.
Bahsedilen usul ve esaslara göre, yeni filtreleme uygulaması kapsamında bütün internet kullanıcıları 4 filtre profilinden birini seçmek zorunda bırakılacak. Bu filtre profilleri standart, aile, çocuk ve yurtiçi olarak belirtiliyor. Ve bu kapsamda tüm internet servis sağlayıcıları bu filtre profillerine uygun bir şekilde kullanıcılarının internete erişimini sınırlayacaklar.
Haliyle bu durum internet ve sosyal medyada büyük tartışmalara yol açtı ve Twitter'da Türkiye trend kelimeler listesinin başına#22agustos ve #internetimedokunma hashtagleri yükseldi.
Standart filtre kapsamında sadece bildiğimiz engelli siteler engelli olmaya devam edecek ancak farklı DNS'ler kullanarak bu sitelere erişim artık mümkün olmayacak. Bu nedenle standart filtreyi seçmenin bir çözüm olmadığını söyleyebiliriz.
Çocukları zararlı içeriklerden koruma maksadı altında konuya ilişkin çok daha farklı çözümlerin olduğunu belirtmekte de fayda var. Servis sağlayıcıları tarafından sunulan, ancak tamamen kullanıcıların tercihine bırakılmış aile koruma filtreleri mevcut olmakla beraber firmalar tarafından satılan güvenlik yazılımları, zaten farklı güvenlik katmanları olan ve şifre korumalı birçok uygulamayı kullanıcılara sunuyor. Bu tür uygulamaların kullanımı konusunda bilinçlendirmeye yönelik çalışmaların yapılması toplum tarafından da tepki görmeyecek bir yöntem olabilir.
Türkiye'nin internet pazarının, özellikle son yıllarda dünyanın en dikkat çeken pazarlarından biri olması, yarattığı ve yaratacağı ekonomik değer açısından değerlendirilerek Türkiye'nin dünyadaki imajını sarsmamaya yönelik tedbirlerin bir an önce alınması gerektiğini düşünüyoruz.
Siz de düşüncelerinizi bizlerle paylaşabilir, ayrıca Twitter üzerinden #22agustos ve #internetimedokunma hashtagleriyle dile getirebilirsiniz.